Allah'a Yönelmek

share on facebook  tweet  share on google  print  

Allah'a Yönelmek

Kur'ân Kavramları ve Kur'an'daki İslam

Munîbîne kelimesi, enâbe, enîbu, munîb kelimeleriyle aynı kökten gelen bir kelimedir ve sözlük anlamı itibarıyla “yönelmek” demektir. Allah'a inanmanın ötesinde kişinin ezelde Allah'a verdiği yemin, misak ve ahdi gerçekleştirmesi için gerekli olan ilk adımdır.

Kur'ân-ı Kerim'e göre Allah’a yönelmek; bir gönül yakarışı ile Allah’tan Allah’ı istemeyi ihtiva etmektedir. Kişinin kalbi ile Allah arasında kurduğu bir köprüdür. Bu köprü kurulmadıkça, hiç kimse hidayete eremeyecektir. Nasıl ki hiçbir hedefe karar aşaması olmaksızın varılamayacaksa, Allah’ı bu dünya hayatında bulmak ve O’na ulaşmakla vazifeli olan insan için de evvelâ bir kalbî kararın oluşması
gerekmektedir. Yönelmek, arzu edilene doğru yola çıkmayı hedef edinmektir. Öyleyse kim, bu dünya hayatını yaşarken, onu Yaratan’a varmayı dilerse, o kişi Rûm-31’deki yönelmenin muhtevasını yerine getirmiştir.

Rûm-31’deki “munîbîne ileyhi” ifadesiyle Allahû Tealâ bütün insanlığa seslenerek; “Allah’a yönelin” emrini vermiştir. İşte bu yöneliş, insanla Allah arasındaki kopmaz bağı (urvetil vuska- Bakara-256) oluşturacak olan yegâne ve olmazsa olmaz olan adımdır.

30/RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne).
O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.


Allahû Tealâ’nın âyet-i kerimeleri arasındaki illiyet rabıtasına bakıldığında Allah’a yönelmenin Allah’a ulaşmayı dilemek olduğu açıkça görülmektedir. Zumer Suresinin 54.âyet-i kerimesinde de munîbîne kelimesiyle aynı kökten gelen enîbu kelimesi kullanılmıştır.

39/ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).
Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.


Âlemleri insana duyduğu sonsuz sevgi üzere var eden Allahû Tealâ, bütün farz emirlerini de insanın mutluluğu üzere vermiştir. Kaldı ki Allah’ın bizim mekanik bir anlayışla yapacağımız ibadetlerimize ihtiyacı yoktur. Allahû Tealâ mutluluğumuzu Allah’a kul olma standardına bağlamıştır. Allah’ın bizim için
vazettiği mutluluklar silsilesi olan teslimlerimizi gerçekleştirmedikçe, mutluluğa ulaşmamız da mümkün değildir. Seven sevdiği ile olmayı dileyecek düşleyecektir. Öyleyse bütün insanlar için evvelâ Allah’tan hoşlanmak söz konusudur. Sonrası Allah’ı sevmek, Allah’a âşık olmak ve en son merhalede de
Allah’a hayran olmaktır. Ve bu nokta, hepimiz için ezelde hedef tayin edilmiştir. Ruhumuz Allah’tan gelmiştir ve şiddetle Allah’ı özlemektedir.

O halde hepimiz için yapılması lâzım gelen bir tek şey vardır: Allah’a inanmanın ötesinde, bir kalbî yakarışla Allah’ı hedef tayin etmek. Allahû Tealâ kanununu koymuştur; en başından bütün insanlar için bir seçim söz konusudur.

73/MUZZEMMİL-19: İnne hâzihî tezkiratun, fe men şâettehaze ilâ rabbihî sebîlâ(sebîlen).
Muhakkak ki bu, hatırlatmadır (öğüttür). Artık kim dilerse, Rabbine (ölmeden önce ruhunu) ulaştıran bir yol ittihaz eder (yol edinir).


76/İNSÂN (DEHR)-3: İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûran.
Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.


Her kim seçimini Allah'a ulaşmak üzere yapar da Allah'a yönelirse Allah o kişiyi mutlaka Kendisine ulaştıracaktır.

42/ŞÛRÂ-13: Şeraa lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

 





Yeni konu aç
"Allah'a Yönelmek" için, toplam 3 sonuç arasından 1 - 3 arası sonuçlar
29.01.2016
Bugün İslâm neden yaşanamıyor?
KuranMeali.org Editör(3): Bugünkü İslâmî tatbikatta Allah’a yönelmek, Allah’a îmân etmek zannedildiği için hidayet de unutulmuş, yaşanmaz olmuştur. Hiç kimsenin sadece inancı sebebiyle kurtuluşa ermesi mümkün değildir. 32/...
Son gönderi (29.01.2016)
KuranMeali.org Editör(3)
29.01.2016
Allah\x27a yönelenler, takva sahibidir.
KuranMeali.org Editör(3): Kim Allah'a yönelir, Allah'a ulaşmayı dilerse ancak o kişi, takva sahibidir. 30/RÛM-31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne). O’na (Allah’a) yö...
Son gönderi (29.01.2016)
KuranMeali.org Editör(3)
29.01.2016
Allah\x27a yönelenler neden cennete girecekler?
KuranMeali.org Editör(3): Cennet, sadece takva sahipleri içindir. 50/KAF-31: Ve uzlifetil cennetu lil muttekîne gayra baîdin.Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı. 3/ÂLİ İMRÂN-15: Kul e unebbiukum b...
Son gönderi (29.01.2016)
KuranMeali.org Editör(3)
Üye Girişi
e-posta
Parola
Beni hatırla